Ara
  • Psk. Dan. Seyda Nur Ata

YALNIZLIK

En son güncellendiği tarih: 5 Nis 2020



Bazı zamanlarda kedinizi anlaşılmamış veya aradığını bulamamış hissettiğiniz olmuştur. Yaşadığınız olayları anlamlandırmakta zorlandığınız, kendinizi hayatın amaçsızlığı ve anlamsızlığı içerisinde kaybolmuş hissettiğiniz de olabilir. Bu durumu yalnızlık olarak adlandırmış olabilirsiniz ya da hala bir anlam arayışı içerisinde de olabilirsiniz. Bu yazımızda yalnızlık kavramını daha ayrıntılı olarak ele almak ve çeşitli açılardan tanımlamak için sizlere rehberlik edeceğiz.

Yalnızlıkla ilgili yapılan tanımlar sosyolojik, psikolojik ve felsefi açılardan ele alınmış bir çok argüman içermektedir. En genel olarak psikolojik ve fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olan yalnızlık hali insanların olabildiğince kaçındığı bir durum olarak tanımlanabilir.


İnsan davranışlarının altında bireyin hissettiği ihtiyaçların olduğunu ileri süren Maslow’a göre insanlar fiziksel ve temel gereksinimlerini giderildikten sonra aile olma, arkadaşlık kurma, sevgili olma, eş/ebeveyn olma gibi ihtiyaçları hissedeler. Bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik davranışlar sergilerler çünkü bu durum insanın doğuştan getirdiği bir güdüdür. Jung ise bireyler için önemli olan unsurların diğer insanlara ulaşmamasından veya başka insanlarla çatışan düşünce ve görüşlerin olmasından dolayı ortaya çıkan durum olarak tanımlamıştır yalnızlığı. Yalnızlığın bireylerdeki genel bir duygu değil, bazen kısa bazen uzun süren, bireyde açıklanamayan korku, sıkıntı, öfke veya ümitsizlik olarak görülen, kendini diğerlerinden farklı hissetme duygularının da eşlik ettiği, hoş olmayan bir durum olarak belirtmiştir. Yukarıdaki tanımlarda bahsedilen yalnızlık ile tek başınalık durumu birbirlerinden ayrılmalıdır ki bu çok önemli bir ayırımdır. Çünkü tek başınalık insanların gönüllü olarak gerçekleştirdiği ve davranışları gözden geçirme, okuma, yazma, düşünme ve Tanrıyla bağ kurmak gibi bireyin olgunlaşmasını sağlayan aktiviteleri içerirken yalnızlık ihtiyaç duyulan bazı ilişkilerden uzak olma durumu, kişinin psikolojik sağlığını tehdit eden, aidiyet hissinden uzak, patolojik ve fiziksel sonuçları olabilen istenmeyen bir durumdur.

Erikson’a göre ise gelişim dönemlerindeki ergenliğin sonu ve genç yetişkinlik döneminde ortaya çıkan yakın ilişkiler kurma ve bunu devam ettirme, eş seçme/evlenme olgusuna hazırlanma, kendinin bir gruba ait hissetme ödevlerinin bir sonucu olarak genellikle bu dönemdeki bireylerde yalnızlık duygusunun daha yoğun ve sık görüldüğü düşünülmektedir. Yapılan araştırmalar doğrultusunda özellikle genç erkeklerde yalnızlık hissinin kadınlara göre daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ve üniversite öğrencilerinde bölümünden memnun olmayanların yalnızlık düzeyinin bölümünden memnun olanlara göre yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Genç yetişkinler kendi kimliği ile başkalarının kimliğini kaynaştırmaya istekli ve onlarla yakınlık kurmaya eğilimlidir fakat benliğini kaybetme veya aradığı etkileşimi bulamama korkusundan dolayı yakın bağlar kurma, dayanışma içinde olma, cinsel yakınlaşma sağlama ve yakın arkadaşlık kurma gibi durumlardan uzak kalabilmektedirler. Bu durum derin bir yalnız kalma duygusuna sebebiyet verebilir. Bireylerin yaşadığı yalnızlık duygusunun sonucunda ise

· Düşük Yaşam Doyumu · Akademik ve Sosyal Başarısızlık · Olumsuz Sosyal Davranışlar · Depresyon · İntihar · Düşük Benlik Saygısı · İnternet Bağımlılığı · Sağlıklı Yakın İlişkiler Kuramama · Fiziksel Acıya Benzer Bir Acı · Yalnız Kalmamak için Gösterilen Olağanüstü Çaba · Yaygın Anksiyete Bozukluğu · Yeme Bozuklukları · Fazla Alkol ve Sigara Tüketimi · Panik Bozukluk · Kardiovasküler Hastalıklar · Benlik Algısında Bozulma · Sosyal Becerilerde Düşme · Şiddet eğilimi · Öfke Kontrol Problemi · Sosyal Kaygı

Durumları ortaya çıkmaktadır.

Tüm bu olumsuzluklar bireyin verimliliğini yansıtamamasına ve toplumda yer edinememesine sebep olmaktadır. Yalnızlığı etkileyen diğer bir durum kişinin kendi yaşamına etki eden olaylar üzerinde etkili olamamasından ve kontrol edememesinden kaynaklanan güçsüzlük duygusu olduğu belirtilmiştir.

Bu durumlardaki bireylerin yalnızlıktan kurtulmalarındaki en önemli etkilerden olan sosyal destek ve psikolojik sağlık arasında güçlü bir bağ vardır. Yani bireyler sosyal destek alarak psikolojik sağlıklarını olumlu yönde artırabilmektedirler. Sosyal destek alan kişiler kendilerini daha az yalnız hissetmektedirler. Aynı şekilde psikolojik destek almakla ilgili olumlu tutumları olan bireylerde daha düşük düzeyde yalnızlık hissi görülmüştür ve hissettikleri sosyal desteği daha yüksektir.

Ön yargılarınızı yıkın, sosyal destek ve psikolojik destek ile siz de yalnızlık hissinden ve olumsuz sonuçlarından kurtulabilirsiniz. Sağlıklı günler

Kaynakça:

https://www.guvenliweb.org.tr/dosya/Jbt7F.pdf

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/657842

http://www.itobiad.com/tr/download/article-file/233718

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/183371

https://www.pegem.net/dosyalar/dokuman/138058-20131202104118-3-82-meydan_duzeltme.pdf

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/493337

19 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör