top of page
  • Yazarın fotoğrafıPsk. Dan. Seyda Nur Ata

PSİKOLOJİDE ŞEMALAR

Güncelleme tarihi: 21 Ara 2022

Hayatımız boyunca, özellikle de farkındalığımızın artmaya başladığı evrelerde yaşadığımız bazı problemleri anlamlandırmaya daha basit tabirle “çözmeye” çalışırız. Bu problem veya problemleri çözmek için kendimize ya da problemimize birtakım sorular yöneltiriz. Örneğin bu sorular “Neden kendimi sürekli eksik hissediyorum?” veya “Hep benzer kişiler mi beni buluyor?” ya da “Neden bu sorunumdan bir türlü kurtulamıyorum?” sorularına benzer olabiliyor. Bu yazımızda yaşadığımız ve sorguladığımız problemlere şema terapi çerçevesinden bakarken bir yandan da şema terapinin kendisini daha yakından tanıyacağız.


Şema kelimesinin anlamına baktığımız zaman karşımıza bir aletin, bir aracın veya biçimin ana hattı ya da bir tasarının genel planı tanımlarına benzer tanımlar çıkar. Zihnimizdeki şemalar ise daha çok dışarıdan gelen etkileri değerlendirmeye ve anlamlandırmaya yarayan yapının ana hattı veya genel planıdır diyebiliriz.


Şemalar dünyaya geldiğimiz andan itibaren deneyimlerimizle şekillenerek oluşmaya devam ederler. Yaşadığımız tüm deneyimleri kategorilere ayırır, benzer deneyimlerle aralarında bağlantı kurarak anlamlandırma sürecine devam ederiz. Örneğin okulla ilgili bilgilerinizi bir düşünün. Anaokuluna giderken okulla ilgili edindiğiniz bilgileri sınıflandırmaya başladığınızı varsayalım. Bunu farkında olmadan yaptınız. Mesela okula hafta içi beş gün gidilir, içeride öğretmen vardır ve bir şeyler öğretir, sınıfa ayakkabılarımızı çıkararak gireriz, içeride yüzlerce oyuncak olur, oyunlar oynarız, şarkılar söyleriz, resimler yaparız… Anaokulu denilince aklınıza gelen bu bilgiler sizin ‘anaokulu’ şemanız sayesinde gelmiştir. Ertesi sene ilkokula başladığınızda okulla ilgili bilgiler şekillenmeye devam etti: okula hafta içi beş gün gidilir, içeride öğretmen vardır ve bir şeyler öğretir, okula ayakkabıyla gireriz, forma giyeriz, belirli ders saatleri vardır, çoğunlukla ders işleriz, zil çalınca teneffüse çıkarız... Anaokulu şemanızla ortak noktalar olsa da farklı kavramlar yani bağlantılar eklendi. Daha sonra bu iki kavram arasında bir bağ kurdunuz, kurduğunuz bu bağda bazı noktalar değişirken bazıları aynı kaldı. Öğrenim hayatınız boyunca okulla alakalı öğrendiğiniz birçok bilginin temellerini anaokulu döneminde ‘okulun’ ne demek olduğunu öğrendiğinizde oluşturmuştunuz. Sonrasında öğrendiğiniz bilgiler bu şemaya eklenerek veya bu şemayla bağlantılar kurarak gelişti. Böylece her yeni okula/sınıfa başladığınızda bu bilgileri sıfırdan inşaa etmek zorunda kalmadınız. Sonuç olarak okulla alakalı belirli şeylerin bir kalıp şeklinde aklınıza getirdiği bilgiler okul şemanızla alakalı olan bilgilerdir. Zihniniz bu bilgileri sınıflayıp, ilişkilendirerek anlamlandırıyor ve bu bilgiler sayesinde “okul” dendiğinde genel hatlarıyla ne demek istendiğini anlamış oluyorsunuz.


Ancak şemalar sadece nesneler, kavramlar veya olaylarla ilgili değil bizim ruhsal yaşantılarımızla da ilgilidir. Psikolojiyle ilgili kısmı hem kendimizle hem dış dünyayla ve diğer insanlarla alakalı oluşturduğumuz, hayatı anlamlandırma sürecimizde bizlere yardımcı olan kalıplaşmış yapılarımızdır.


Şema terapinin ortaya çıkış süreci Jeffrey Young’ın klinik çalışmalarında kullandığı bilişsel ve Rogerian terapi modelinin bazı vaka gruplarında yetersiz kalmasıyla başlamıştır. Young, kullandığı yaklaşımlara cevap vermeyen danışanların sayısı arttıkça bu bireylerin özelliklerini incelemiş ve bazı ortak yönler bulmuştur. Bu ortak yönleri kaydetmesi sonucunda da ilk şema listesini oluşturmuştur. Yenilikçi ve bütünleştirici olan bu ekolü temellendirirken de bilişsel davranışçı teori, bağlanma teorisi, geştalt teorisi, nesne ilişkileri teorisi, psikanalitik teorilerini baz almıştır.


Şema terapi özünde bireyin tüm şemalarıyla değil uyum bozan, işlevselliğini olumsuz yönde etkileyen şemalarıyla ilgilenir. Uyum bozucu şemalar danışanın erken çocukluk ve ergenlik dönemlerinde evrensel olarak kabul edilen güvenlik, istikrar, empati, bakım, kabul ve saygı görmek gibi temel ihtiyaçlarının hiç karşılanmaması, eksik karşılanması ya da aşırı karşılanması durumlarında bu durumlarla baş edebilmek ve uyumu sağlayabilmek amacıyla oluşur. Birey hayatı boyunca farkında olmadan bu düşünce örüntülerini devam ettirir. Çocuklukta bu düşünce kalıpları sorunları çözmek ve çevreye uyum sağlayabilmek için kullanışlı olmuşsa da yetişkinlikte katı ve değişime dirençli olduklarından uyum bozucu hale gelirler. Şemalarımız düşüncenin istikrarını sağlayabilmek adına kendini tekrar etmeye meyilli yapılar olarak da karşımıza çıkmaktadırlar.


Sonuç olarak uyum bozan şemaların genel olarak erken çocukluk ve ergenlik döneminde oluşup, yaşam boyunca devam eden, değişime karşı dirençli ve kendini sıklıkla tekrar eden yapılar olduğunu görmekteyiz.


Toplamda on sekiz tane uyum bozucu şemaya sahip olan şema terapi ekolü bireyin karşılanmayan evrensel ihtiyaçlarının, bu ihtiyaçları ortaya çıkaran çocukluk anılarının, baş etme biçimlerinin, duygularının ve terapistle olan ilişkisinin üzerinde durmaktadır. Süreç boyunca belirli tekniklerle danışanın içinde bulunduğu durumdaki duygusal ihtiyaçları tespit ederek bunları karşılamaya yönelik çalışmaktadır.








Kaynakça

Gündoğmuş, A.G., Doğan Bulut, S., Şafak, Y., (2019). Şema Terapi Perspektifinden Eş Şiddeti. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi 2019; 8(2):117-127. https://doi.org/10.5455/JCBPR.1930

Tek, S., Uzunaslan, Ş., (2021). Eklektı̇k Bı̇lgı̇nı̇n Alana Katkısı: Sosyal Hı̇zmet Uygulamasında Şema Terapı̇. Güncel Sosyal Hizmet Çalışmaları. https://www.researchgate.net/publication/350054145

Erdem, Z., (2018). Panik Bozukluğu Hastalarında Erken Dönem Uyum Bozucu Şemalar v Şema Sürdürücü Başa Çıkma Davranışlarının Şema Terapi Modeli Çerçevesinde İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Gaziantep.

Baltalarlı, N., (2020). Flört Şiddetinin Şema Terapi Modelinde İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Şehir Üniversitesi, İstanbul.

Şenkal Ertürk, İ., Kaynar, G., (2017). Kı̇şı̇lı̇k Bozukluklarında Şema Terapı̇ Yaklaşımı. Ufuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 12, (Sayfa numaraları ev ya doi) .

67 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kommentare


bottom of page